• Millî Kültür

  • Millî Kültür

  • Kültür, milli; medeniyet, milletler arasıdır.

  • "Medeniyet gül alıp gül satmak, gülü gül ile tartmaktır. Ömer Özercan

Copyright 2021 - Custom text here

ADALET

Biz değirmenci gibiyiz, buğday getiren un, taş getiren kum alır. Adalet arayan taş getirip una talip olmaz, getirdiğiniz şeyle birlikte hakkınızdaki hükmü veren kendiniz olursunuz, değirmenci değil.

...

Medeniyet"in sayısız tanımı yapılmış. Bir tanım da biz yapalım: "Medeniyet gül alıp gül satmak, gülü gül ile tartmaktır.

Ömer Özercan

IRKÇILIĞA VE MİLLİYETÇİLİĞE DAİR

IRKÇILIĞA VE MİLLİYETÇİLİĞE DAİR..

Irkçılığın "her tipi" kötüdür. Dinen de, hukuken de, ahlâken de, aklen de. Türk tipi ırkçılık daha da kötüdür çünkü başka millletler bir yana, Türk milleti için de tehdit ve tehlikedir. Türk tarihinde ırkçılık yoktur, yakın zamanda ortaya çıkmış hem şahsî hem sosyal bir hastalıktır.

Milliyetçilerin kesinlikle ırkçı olmaması, tam aksine ırkçılığa karşı çıkması gerekir. Milliyetçiliği "mensup olduğu milletin değerlerini sevip korumak" olarak tanımlarsak, her millet veya topluluğun kendi dilini, kültürünü, geleneklerini öğrenme, yaşama, koruma, sevme hakkına da saygılı olmak icap eder. İnsanoğlunun farklı milletler halinde yaratılmış olması Allah'ın takdiridir ve Allah hiç bir milleti ayrıcalıklı, diğerlerinden üstün yaratmamıştır. Daha iyi köprü yapan, daha adil hukuk geliştiren, daha güzel halı dokuyan millet bu işte diğerlerinden daha üstün olduğunu düşünebilir, savunabilir. Ancak üretim beceriniz ve kalitenizle üstünlük taslayabilirsiniz. Üstün ırk fikri Allah'a isyandır.

Ömer Özercan

Türk Milleti'nin en büyük düşmanı

Türk Milleti'nin en büyük düşmanı komünizm veya faşizm veya Batı veya a-partisi veya b-lideri falan değildir. En büyük düşman, dert, problem, sorun, mesele, günah...

İLETİŞİMSİZLİK'tir.


İletişim özürlüyüz, iletişimi beceremiyoruz, niyet beyanı yapamıyoruz, okumuyoruz, yazmıyoruz, dinlemiyoruz, zanda bulunuyoruz, söyleniyoruz ama söylemiyoruz, anlamaya çalışmıyoruz, kastedilenle değil ağızdan çıkanla ilgileniyoruz, araba kullanırken sinyal vermiyoruz, not tutmuyoruz, maillere bakmıyoruz, kısa mesajları okumuyoruz, arayan var mı diye merek edip telefona bakmıyoruz... İletişim meselesinin Türkiye'ye maliyeti petrol ithalatından daha fazladır. Manevî maliyeti zaten hesaplanamaz.
Bu vaziyette iken harici düşmanlarla gereğinden fazla ve boş yere uğraşmanın manası yok.

Düşman; ağzımız, kulağımız, gözümüz, idrakimiz, irademiz...


Ömer Özercan

Makâma Saygı

Bir talebe, sevmese dahi hocasına saygılı davranmalıdır. Hocanın ehliyeti, işini ne derece iyi yaptığı bu kuralı değiştirmez. Hocanın özel bir şahıs olarak bu saygıyı hak edip etmediği ayrı bir konudur, saygı makamadır. Bir subay, sevmediği bir CB veya BB geldiğinde ayağa kalkmıyorsa bu davranışından dolayı onu "kahraman" olarak görürseniz, mevcut CB veya BB'a değil, "makam"a zarar verirsiniz, yıpratırsınız. O makama sevdiğiniz biri geldiğinde bu defa onu sevmeyenlerin saygısızlığını/takmamasını onaylamış olursunuz. Maalesef bu gibi ciddî, vahim, töreye uymayan hataları "töre", "millet", "millî kültür", "milliyetçilik", "devlet", "gelenek", "teamül" kavramlarını dilinden/kaleminden düşürmeyenler yapıyor. Lütfen kanuna/usule uygun olmayan işleri "size göre makul gerekçeler"den dolayı tasvip etmeyiniz. Yasa/Töre olmazsa millet/devlet de olmaz. Konjonktürel, günlük siyasî mülahazalarla yapılan işlerin size göre taktik kazançları olabilir ama uzun vadede verebileceği zararı hiç mi hesap etmiyorsunuz?

Ömer Özercan

 

Mehdi bekler gibi, anayasa değişirse kurtuluruz diyenler

 “Mehdi bekler gibi, anayasa değişirse kurtuluruz diyenler”

Ben senelerdir bu “anayasacı” takıntıya hayretle bakan biriyim iki yüz seneden fazladır mehdi bekler gibi, anayasa değişirse kurtuluruz diyenler var ben o kadar önemsemiyorum.

FK: Peki, önemli olanın ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Anayasa veya yasalarda şu olmalı: bazı makamlara belli yaş, medeni hal, çocuk vs şartları gelmeli. Maliye/ekonomi Bakanı en az beş sene iş yapmış, en az on kişi istihdam etmiş olmalı. Eğitim Bakanı 50 yaş üstü, evli, en az 2 çocuk büyütmüş ve onlar da üniversite okumuş olmalı. Seçme seçilme yaşı büyütülmeli; seçme 30, seçilme 40 gibi… Vergi mükellefi olanlara ayrıcalık tanınmalı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan göreve gelir gelmez bütün malvarlığına el konulmalı, özel bir hazineye aktarılmalı. Kendisine ve ailesine devlet bakmalı, makul bir harcama limitiyle Bakanlar için de düşünülebilir. Görevi bitince bir kısmı iade edilebilir… bu tür şeyler. Eski Başbakan, eski Cumhurbaşkanı ve eski Bakanların da yeni hükümette yeri olmalı. Bir de gelecek dönem başkanı seçilmeli. Anayasa belki 10 maddeli çok basit ilkeler içerebilir:

Devamını oku...

Tutumlar ve İlkeler

Arkadaşlar, açıkça isim vermediğim eleştirilerim şahıslara değil tutumlara, ilkelere yöneliktir.

Lütfen hiç kimse üzerine alınmasın, kendisini kastettiğimi veya ima ettiğimi ZAN'netmesin. Kimin yobaz olup olmadığı ile ilgilenmiyorum, ilke olarak yobazlığa karşıyım. Kimin cahil veya saygısız olduğunu teşhis ediyor değilim, cahillik ve saygısızlığı eleştiriyorum. Hangi partili belediye başkanı çevre katliamı yapıyor beni ilgilendirmiyor, kim yaparsa yapsın çevreye verilen zarara karşı çıkılması gerektiğini savunuyorum. Ölen çocuklar için üzülmek için polisin veya PKK'nın sebep olması fark etmemeli diyorum. Hırsızlık yapan rüşvet alan memurun dini imanı partisi değil, işlediği suç önemlidir, mensubiyete göre suç tanımı ve cezası değişmez diyorum. Oy kullanma ve parti seçme özgürlüğünü savunuyorum, verilen oyun HDP, Ak Parti veya MHP'ye gitmesi bu fikrimi değiştirmez, her tercihe saygı duyulmalı, hiç kimse siyasi tercih ve kullandığı oydan dolayı aşağılanmamalı, suçlanmamalı diyorum. Başkalarının oy verdiği partiyi sevmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama HDP'ye oy verenlere "terörist", Ak Parti'ye oy verenlere "sığır" diyemezsiniz. Bunları dediğim için çemkirenler hangi ilkeye karşı acaba? Bu listede olmayan hak ve ilkeler çok tabiî, noksanları siz tamamlayın ama listeye itirazınızı söyleyin biz de gereken cevabı verelim.

 

Ömer Özercan

f t g m