• Millî Kültür

  • Millî Kültür

  • Kültür, milli; medeniyet, milletler arasıdır.

  • "Medeniyet gül alıp gül satmak, gülü gül ile tartmaktır. Ömer Özercan

Copyright 2020 - Custom text here

‘‘Vusülsüzlüğümüz usülsüzlüğümüzdendir"

Bir dişçi, 30 sağlam 1 de çürük dişi olan hastanın 31 dişini mi çekmeli? 30 çürük 1 sağlam olsa 31 dişi de çekmek gene yanlış olmaz mı? Dişçinin odaklanması gereken şey o 1 adet çürük dişin tedavisi değil midir? Çekmeden önce dolgu veya kanal tedavisi denemek gerekmez mi? Dişçi, hastanın vergisini zamanında ödeyip ödemediğini, cumaya gidip gitmediğini, komşularıyla ilişkisini kurcalamak, eleştirmek, yargılamak hakkına sahip midir? Neden çürük dişe odaklanamıyoruz da kişilerin hayatını didikliyoruz, yargılıyoruz? Bir meseleyi "efradını cami, ağyarını mani" konuşamayacak mıyız? Bir tas mercimek çorbası yapmak için dolapta/kilerde elinize geçen her şeyi tencereye doldurmak mı lâzım? Akıl yahu! Mantık yahu!

Öğretmensiniz, bir öğrenciniz 10 sınavın 9'unda boş kağıt verdi diye, 10. sınav kağıdını okumadan sıfır verebilir misiniz? Tam notluk bir kağıt ise "onun diğer sınavları sıfır, öyleyse bu da sıfır olmalı" demek doğru mudur? 10. ders/sınav hakkında konuşurken ısrarla konuyu değiştirip diğer sınavlar hakkında konuşmaya çalışmak "iyi pedagoji örneği" midir?

Duvara bir resim asacaksınız, hepi topu 1 adet çivi çakılacak. Elinize çekici alıp odanın bütün duvarlarını delik deşik eder misiniz?

Kronik bir hastalığımız var: Öfkemiz mantığımızı iptal ediyor. İki ile üçü çarpınca altı çıkar, size 9 lazım diye 6'ya öfkelenmek anlamsız, mantıksız. "Niye üçle üçü çarpmıyorsun?" denir mi yahu? Sen hangi sayıyla hangi sayısı çarpacaksan çarp, toplayacaksan topla ama 2x3=6 işlemine itiraz etme.

Sonay teyzenin komşusu Arife teyze, mahalledeki bir gurup köpekle ilgileniyor, onları her gün iki öğün pişmiş tavuk parçaları ve ekmekle besliyor. Sokağa çıkma yasağı olursa köpekler aç kalır diye kaygılı. Şimdi Arife teyzeye, "Ya sen manyak mısın nesin, memlekette insanlar can derdine düşmüş, virüs yayılıyor, hepimiz korku içindeyiz, kaygılanacak bula bula üç beş uyuz sokak iti mi kaldı?" diyebilir miyiz? Arife'nin tercihi, ilgisi, kendini mesul hissettiği mesele o. Bırakın Arife işini yapsın, siz de kendi işinizi.

Ben nesnelerin kaçar kilo olduğuyla, hangi nesnenin tartılmaya değer olduğuyla ilgilenmiyorum, "terazinin kalibrasyonu" ile ilgileniyorum. Endaze bozuksa ölçü doğru olabilir mi? Terazide bozukluk var (mantıksızlık yani). Onu değil bunu tartınca ne değişecek sanıyorsun, sadece yanlış tartmış olacaksın.

‘‘Vusülsüzlüğümüz usülsüzlüğümüzdendir’’

Ömer Özercan

f t g m